Dişlerin görünümünü ve işlevselliğini geliştirmek amacıyla uygulanan lamine porselen (yaprak porselen) tedavisi, minimal düzeyde invaziv bir yöntem olarak kabul edilmekle birlikte, dişin doğal yapısı üzerindeki etkileri ve uzun vadeli güvenilirliği merak konusudur. Bu tedavi, özel olarak tasarlanmış ince porselen katmanlarının dişlerin ön yüzeylerine kalıcı olarak yapıştırılması prensibine dayanır. Lamine Gülüş Tasarımı için Dişler Ne Kadar …
Dişlerin görünümünü ve işlevselliğini geliştirmek amacıyla uygulanan lamine porselen (yaprak porselen) tedavisi, minimal düzeyde invaziv bir yöntem olarak kabul edilmekle birlikte, dişin doğal yapısı üzerindeki etkileri ve uzun vadeli güvenilirliği merak konusudur. Bu tedavi, özel olarak tasarlanmış ince porselen katmanlarının dişlerin ön yüzeylerine kalıcı olarak yapıştırılması prensibine dayanır.
Lamine Gülüş Tasarımı için Dişler Ne Kadar Aşındırılır?
Lamine porselen uygulaması öncesinde diş yüzeyinde yapılan hazırlık süreci, tedavinin en kritik aşamalarından biridir ve minimal bir yaklaşım gerektirir. Temel hedef, dişin doğal yapısını mümkün olduğunca muhafaza etmektir. Genellikle sadece dişin en dış ve en sert tabakası olan mine üzerinden, ihtiyaca göre 0.3 mm ile 0.7 mm arasında değişen çok ince bir miktar kaldırılır. Bu ölçü, uygulanacak porselenin kalınlığına ve mevcut dişin şekil ya da konum bozukluklarına bağlı olarak dikkatle belirlenir. Bu oranın, geleneksel tam kuron kaplamalar için gerekli olan aşındırma miktarından belirgin ölçüde az olduğu unutulmamalıdır. Dişin sinirinin (pulpa) bulunduğu iç katman (dentin) mine altındadır. Minimal ve kontrollü aşındırma işleminin mine tabakasıyla sınırlı tutulması sayesinde, dişin sinir dokusuna zarar verme ihtimali son derece düşüktür.
Aşırı hassasiyet veya sinir iltihabı (pulpitis) gibi olumsuz durumlar, yalnızca yetersiz ya da aşırı derin aşındırma işlemlerinde ortaya çıkabilir. Bu nedenle, tedavinin deneyimli ve yetkin bir diş hekimi tarafından yapılması, uygulamanın güvenliğini maksimize eder.
Lamine Porselen Çıkarıldığında Diş Eski Haline Döner mi?
Tedavi sırasında mine tabakasından yapısal bir materyal kaldırma işlemi gerçekleştirildiği için, dişin başlangıçtaki doğal formuna tamamen dönmesi imkânsızdır. Kaldırılan mine tabakasının yerini, hazırlanan porselen veneer kaplar. Bu durum, lamine porselen çıkarıldığında açığa çıkan diş yüzeyinin korunmasız kalacağı ve genellikle artan hassasiyet göstereceği anlamına gelir. Dolayısıyla, veneerler kaldırılsa dahi, dişin uzun süreli korunumu için yerine mutlaka yeni bir veneer veya uygun başka bir restoratif kaplama uygulanması gereklidir. Tedaviye başlamadan önce, bu değişikliğin kalıcı niteliği hastaya net bir şekilde açıklanmalıdır.
Lamine Porselen Diş Eti Çekilmesine Neden Olur mu?
Doğru tekniklerle uygulanan lamine porselen veneerler, diş eti sağlığını destekleyen ve çekilmeye neden olmayan başarılı çözümlerdir. Lamine porselenlerin diş yüzeyi ile birleştiği kenar bölgelerinin, diş eti hizasında veya hafifçe üzerinde tamamen pürüzsüz ve uyumlu bir şekilde sonlandırılması zorunludur. Kenarlarda herhangi bir taşma ya da boşluk bırakılması, bakteri plağı birikimine ve dolayısıyla diş eti iltihabına (gingivitis) yol açarak, zamanla diş eti çekilmesini tetikleyebilir. Porselen yüzeyler bakteri tutmaz; ancak diş ile veneerin birleşme hattında yetersiz ağız bakımı sonucu biriken bakteri plağı, diş eti iltihabının ana sebebidir. İltihaplanma, tedaviye bağlı olmaksızın, diş etinin çekilmesine neden olabilecek bir süreçtir.
Porselen uygulamasından bağımsız olarak, diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm), hatalı fırçalama alışkanlıkları veya halihazırda mevcut olan periodontal hastalıklar gibi faktörler diş eti çekilmesine yol açabilir. Başarılı bir sonuç için hekimin bu risk faktörlerini tedavi öncesinde kapsamlı bir şekilde değerlendirmesi ve gerekirse önleyici tedavileri uygulaması esastır.
Bize Sorularınızı İletin
Hemen Cevaplayalım!






