Kanal tedavisi, tıp dilindeki adıyla endodontik tedavi, derin çürükler, kırıklar veya travmalar sonucu enfekte olmuş ya da geri dönüşümsüz hasar görmüş bir dişi çekimden kurtarmak için uygulanan hayati bir dental prosedürdür. Bu tedavi, dişin merkezinde yer alan ve sinirler ile kan damarlarını içeren yumuşak dokunun (pulpa) temizlenmesi, dezenfekte edilmesi ve kapatılması esasına dayanır. Kanal Tedavisine …

Dt. Oya Kılıçoğlu Torun
Dt. Oya Kılıçoğlu Torun

Diş Hekimi Oya Kılıçoğlu Torun, Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan Özel Nenehatun42 Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nin kurucusudur

Paylaş:

Kanal tedavisi, tıp dilindeki adıyla endodontik tedavi, derin çürükler, kırıklar veya travmalar sonucu enfekte olmuş ya da geri dönüşümsüz hasar görmüş bir dişi çekimden kurtarmak için uygulanan hayati bir dental prosedürdür. Bu tedavi, dişin merkezinde yer alan ve sinirler ile kan damarlarını içeren yumuşak dokunun (pulpa) temizlenmesi, dezenfekte edilmesi ve kapatılması esasına dayanır.

Kanal Tedavisine Ne Zaman İhtiyaç Duyulur?

“Kanal tedavisi gerektiğini nasıl anlarım?” sorusu, diş hekimine başvurmayı gerektiren kritik bir sorudur. Birçok durumda, dişteki enfeksiyon aşağıdaki belirtilerle kendini gösterir:

  • Şiddetli ve Uzayan Ağrı: Özellikle gece başlayan, zonklayıcı ve ağrı kesicilere rağmen geçmeyen diş ağrısı.
  • Isı Hassasiyeti: Sıcak veya soğuk yiyecek/içeceklere karşı duyarlılığın uzun süre devam etmesi (saniyeler içinde geçmemesi).
  • Diş Etinde Şişlik (Apse): Diş kökünün ucunda veya diş etinde oluşan, iltihap birikmesine bağlı şişlik veya sivilce benzeri yapı (fistül).
  • Çiğneme Hassasiyeti: Dişe dokunulduğunda veya çiğneme sırasında hissedilen ağrı.
  • Dişte Renk Değişikliği: Pulpa hasar gördüğünde dişin grileşmesi veya koyu bir renge dönmesi.

Diş hekimi, bu belirtilere ek olarak radyografik (röntgen) görüntüleme ve canlılık testleri yaparak pulpanın durumunu kesin olarak belirler. Çürüğün veya hasarın sinir dokusuna ulaştığı tespit edilirse, dolgu yerine kanal tedavisi zorunlu hale gelir.

Tedavi Edilmezse Ne Olur ve Geç Kalmanın Sonuçları

“Kanal tedavisi yerine dolgu yeterli olmaz mı?” sorusunun cevabı, hasarın derinliğine bağlıdır. Çürük pulpaya ulaşmışsa veya pulpa geri dönüşümsüz iltihaplanmışsa, sadece dolgu yapmak enfeksiyon kaynağını ortadan kaldırmaz. Dolgu, yalnızca çürüğün dış tabakasını kapatır; ancak enfekte olmuş pulpa içeride kalmaya devam eder ve kök ucundan çene kemiğine yayılır.

  1. Apse ve Kemik Kaybı: Diş kökünün ucunda biriken iltihap, çene kemiğini eriterek kalıcı kemik kaybına yol açar.
  • Yüz ve Boyun Bölgesine Yayılım: Nadiren de olsa enfeksiyon, çevre dokulara yayılarak hayatı tehdit eden durumlara (selülit) neden olabilir.
  • Diş Çekimi: “Kanal tedavisine geç kalmak dişi kurtarır mı yoksa çektirmek mi gerekir?” sorusuna gelince; geç kalmak, enfeksiyonun kontrol edilemez hale gelmesine ve dişi çevreleyen kemiğin aşırı zarar görmesine neden olur. Bu durumda maalesef dişi kurtarmak mümkün olmaz ve tek çözüm dişin çekilmesi olur. Kanal tedavisi, dişi ağızda tutmanın ve doğal fonksiyonlarını sürdürmenin son şansıdır.

Hamilelikte Kanal Tedavisi Güvenli mi?

Kanal tedavisi hamilelikte yapılır mı?” sorusu, anne adayları için önemlidir ve cevabı evet, yapılabilir. Kontrolsüz bir diş enfeksiyonu, bebeğin sağlığı için tedavi edilmekten çok daha büyük bir risk taşır.

  • Güvenli Dönem: Jinekolog onayı ile, genellikle gebeliğin ikinci üç aylık dönemi (trimester) en güvenli tedavi zamanı olarak kabul edilir.
  • Lokal Anestezi: Tedavi, fetüse zarar vermeyen, hamilelikte güvenli olduğu kanıtlanmış lokal anesteziklerle yapılır.
  • Radyografi: Teşhis veya kontrol amaçlı röntgen çekimi gerektiğinde, annenin karın ve pelvik bölgesi kurşun önlük ile tamamen korunur.

Önemli olan, acil bir diş enfeksiyonunun gebelik boyunca ertelenmemesi ve mutlaka uzman bir diş hekimi tarafından, kadın doğum uzmanının bilgisi dahilinde gerçekleştirilmesidir.

Bize Sorularınızı İletin

Hemen Cevaplayalım!