Diş Hekimliği Sözlüğü

Diş hekimliği sözlüğü – ağız ve diş sağlığı terimleri

Diş hekimliği sözlüğü, ağız ve diş sağlığıyla ilgili sık karşılaşılan terimlerin kısa ve anlaşılır açıklamalarını içerir. Terimler alfabetik olarak sıralanmıştır; halk arasındaki adları parantez içinde verilmiştir.

Hazırlayan: Nenehatun42 Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, Çankaya / Ankara.

Harfler: A · B · C · Ç · D · E · G · H · K · M · O · Ö · P · R · S · T · U

A

Abfraksiyon

Abfraksiyon, dişin diş etine yakın boyun bölgesinde kama ya da V şeklinde madde kaybı oluşmasıdır. Çiğneme ve diş sıkma sırasında dişin hafifçe esnemesinin bu bölgede zamanla aşınmaya yol açtığı düşünülmektedir. Genellikle ağrı yapmaz; bazı kişilerde soğuğa karşı hassasiyet görülebilir.

Diş aşınma türleri birbirine karıştırılır: abfraksiyon diş boynunda kuvvetle, abrazyon fırçalama gibi sürtünmeyle, atrizyon dişlerin birbirine sürtünmesiyle, erozyon ise asitlerle oluşur.

Abrazyon

Abrazyon, diş yüzeyinin dışarıdan gelen mekanik sürtünmeyle aşınmasıdır. En sık nedeni sert kıllı fırça kullanımı ve dişlerin yatay hareketlerle bastırarak fırçalanmasıdır. Çoğunlukla diş eti kenarına yakın bölgede, düz ve parlak yüzeyli bir aşınma olarak görülür.

Aft

Aft, ağız içinde yanak, dudak iç yüzü veya dil üzerinde çıkan, ortası beyaz-sarı ve çevresi kırmızı, ağrılı yuvarlak yaradır. Bulaşıcı değildir ve çoğu zaman 1–2 hafta içinde kendiliğinden iyileşir. İki haftadan uzun süren, çok büyük ya da sık tekrarlayan yaralar hekime gösterilmelidir.

Aft ile uçuk sık karıştırılır: aft ağzın içinde çıkar ve bulaşıcı değildir; uçuk ise genellikle dudak kenarında sulu kabarcıklarla başlar ve bulaşıcıdır.

Ağız duşu

Ağız duşu, ince ve basınçlı bir su akımıyla diş aralarındaki ve diş eti kenarındaki yiyecek artıklarını temizlemeye yardımcı olan cihazdır. Diş teli, köprü veya implant gibi temizliği zor bölgelerde kolaylık sağlayabilir. Diş fırçası ve diş ipinin yerini tutmaz; onlara ek olarak kullanılır.

Ağız yanması sendromu

Ağız yanması sendromu, ağızda görünür bir yara veya iz olmadan dil, damak ya da dudaklarda süregelen yanma ve batma hissidir. En sık orta yaş ve üzerindeki kadınlarda görülür. Ağız kuruluğu, bazı vitamin eksiklikleri, diyabet ve bazı ilaçlar gibi nedenler araştırılır; tanı, diğer nedenler dışlandıktan sonra konur.

Alveol kemiği

Alveol kemiği, çene kemiğinin dişleri taşıyan ve köklerin yerleştiği yuvaları oluşturan bölümüdür. Diş kaybedildiğinde bu kemiğe çiğneme kuvveti iletilmediği için zamanla incelebilir ve yüksekliği azalabilir.

Ara yüz fırçası

Ara yüz fırçası, diş aralarını temizlemek için kullanılan, ince tel gövdeli ve küçük başlı fırçadır. Farklı kalınlıkları vardır; diş aralığına zorlamadan ve diş etini yaralamadan girebilen boy seçilmelidir. Diş arası geniş olan kişilerde, köprü altlarında ve diş teli kullananlarda tercih edilir.

Artikülasyon kâğıdı

Artikülasyon kâğıdı, dolgu veya kaplama yapıldıktan sonra diş hekiminin hastaya ısırttığı ince ve renkli kâğıttır. Hasta dişlerini kapatıp hareket ettirdiğinde, dişlerin birbirine temas ettiği noktalar renklenir. Böylece kapanışı bozan yüksek bölgeler belirlenir ve düzeltilir.

Atrizyon

Atrizyon, dişlerin birbirine sürtünmesi sonucu çiğneme yüzeylerinin ve kesici kenarların aşınmasıdır. Yaşla birlikte bir miktar aşınma olağan kabul edilir. Diş sıkma ve gıcırdatma bu aşınmayı belirgin şekilde hızlandırabilir; dişler kısalmış ve düzleşmiş görünebilir.

B

Büyük azı dişi

Büyük azı dişleri, ağzın arka bölgesinde yer alan ve geniş çiğneme yüzeyiyle yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerdir. Kalıcı dişlenmede yirmi yaş dişleri dahil toplam 12 tanedir. Birinci büyük azı dişi, genellikle 6 yaş civarında süt dişlerinin arkasından çıkar ve hiçbir süt dişinin yerine gelmediği için çoğu zaman süt dişi sanılır.

C

Coğrafik dil

Coğrafik dil, dilin üst yüzeyinde kenarları beyazımsı, ortası kırmızı ve düz alanların oluşmasıdır. Bu alanların yeri ve şekli günler içinde değiştiği için harita görünümüne benzetilir. Zararsız kabul edilir ve bulaşıcı değildir; bazı kişilerde baharatlı ve asitli yiyeceklerle hassasiyet olabilir.

Ç

Çatlak diş sendromu

Çatlak diş sendromu, dişte gözle veya röntgenle kolayca görülemeyen ince bir çatlağın yol açtığı ağrı tablosudur. Tipik belirtisi, sert bir şey ısırıldıktan sonra çene gevşetildiği anda hissedilen keskin ve kısa ağrıdır; soğuğa hassasiyet de görülebilir. Ağrının hangi dişten geldiği her zaman kolay anlaşılmadığı için ayrıntılı muayene gerekir.

D

Dentin

Dentin, mine tabakasının altında yer alan ve dişin büyük bölümünü oluşturan sarımsı dokudur. İçinde, dişin iç kısmına uzanan çok ince kanalcıklar bulunur. Mine kadar sert değildir; açığa çıktığında diş sıcak, soğuk ve tatlıya karşı hassaslaşabilir. Dişin rengini büyük ölçüde dentin belirler.

Dil temizleyici

Dil temizleyici, dilin üst yüzeyinde biriken bakteri ve artıkları sıyırarak temizlemeye yarayan plastik veya metal araçtır. Ağız kokusunun önemli kaynaklarından biri dilin arka bölümündeki birikintilerdir. Dil temizliği, öğürme refleksini tetiklemeyecek şekilde nazikçe ve arkadan öne doğru yapılır.

Diş eti büyümesi

Diş eti büyümesi, diş etinin şişkin ve hacimli hâle gelerek dişlerin bir kısmını örtmesidir. Yetersiz ağız bakımının yanı sıra bazı tansiyon, sara ve bağışıklık ilaçları, hormonal değişiklikler ve kalıtsal nedenler rol oynayabilir. Kullanılan ilaçlar kendi kendine bırakılmamalı, hekime danışılmalıdır.

Diş eti cebi

Diş eti cebi, diş ile diş eti arasındaki doğal oluğun derinleşmesiyle oluşan boşluktur. Sağlıklı bir diş etinde bu oluk genellikle 1–3 milimetredir. Derinlik, diş hekiminin ucu milimetrik işaretli ince bir aletle (periodontal sond) yaptığı ölçümle belirlenir; derin ceplerde temizlik zorlaşır.

Diş ipi

Diş ipi, diş fırçasının ulaşamadığı dar diş aralarını temizlemek için kullanılan ince ipliktir. Günde bir kez, ip her dişin yüzeyine C harfi şeklinde sarılarak ve diş etini kesmeyecek şekilde yukarı-aşağı hareket ettirilerek kullanılır. Başlangıçta görülen hafif kanama, düzenli kullanımla genellikle azalır.

Diş numaralandırma sistemi

Diş numaralandırma sistemi, diş hekimlerinin dişleri iki haneli numaralarla adlandırdığı uluslararası sistemdir. İlk rakam ağzın bölgesini gösterir: 1 sağ üst, 2 sol üst, 3 sol alt, 4 sağ alt; süt dişlerinde aynı sırayla 5, 6, 7 ve 8 kullanılır. İkinci rakam, dişin ön ortadan geriye doğru sırasıdır. Örneğin 11 sağ üst ön kesici, 36 sol alt birinci büyük azı, 48 sağ alt yirmi yaş dişidir.

Diş sürmesi

Diş sürmesi, dişin çene kemiği içinden ağız boşluğuna doğru çıkmasıdır. İlk süt dişi genellikle 6 ay civarında çıkar ve 20 süt dişinin tamamı 2,5–3 yaş civarında tamamlanır. Kalıcı dişler 6 yaş civarında çıkmaya başlar ve yirmi yaş dişleri dışında 12–13 yaş civarında tamamlanır. Bu süreler çocuktan çocuğa birkaç ay farklılık gösterebilir.

E

Erozyon

Erozyon, diş minesinin bakteri olmaksızın asitlerin etkisiyle kimyasal olarak çözünmesidir. Asitli ve gazlı içecekler, sık tüketilen asitli yiyecekler ve mide asidinin ağza gelmesi (reflü) başlıca nedenlerdir. Dişler sararmış, incelmiş ve kenarları şeffaflaşmış görünebilir. Asitli bir şey tükettikten hemen sonra fırçalamak yerine ağzın suyla çalkalanması ve bir süre beklenmesi önerilir.

G

Geçici dolgu

Geçici dolgu, tedavi seansları arasında dişi korumak için yapılan ve kısa süre dayanması amaçlanan dolgudur. Tam sertleşmesi için bir süre yemek yenmemesi istenebilir. Geçici dolgu varken o tarafla sert ve yapışkan yiyecekler çiğnenmemeli; düşer veya kırılırsa hekime haber verilmelidir.

H

Halitozis (ağız kokusu)

Halitozis, ağızdan sürekli gelen kötü kokudur. Büyük çoğunluğu ağız içi kaynaklıdır: dilin üzerindeki birikintiler, diş eti hastalıkları, çürükler ve iyi temizlenmeyen protezler en sık nedenlerdir. Daha az sıklıkla burun, sinüs, bademcik veya mide kaynaklı olabilir. Sabah ağız kokusu normaldir; gün içinde geçmeyen kokuda önce diş hekimine başvurulması önerilir.

Hipodonti

Hipodonti, bir veya birkaç dişin doğuştan hiç oluşmamasıdır. Yirmi yaş dişleri dışında en sık alt ikinci küçük azı dişlerinde ve üst yan kesici dişlerde görülür. Genellikle süt dişinin beklenen zamanda düşmemesi veya röntgen çekilmesiyle fark edilir.

K

Kesici diş

Kesici dişler, ağzın ön bölgesinde yer alan, ince ve keskin kenarlı dişlerdir; yiyecekleri ısırıp kesmeye yarar. Kalıcı dişlenmede altta ve üstte dörder tane olmak üzere toplam 8 kesici diş bulunur. Ortadakilere orta kesici, yanlarındakilere yan kesici denir.

Klorheksidinli gargara

Klorheksidinli gargara, ağızdaki bakteri miktarını azaltmaya yardımcı olan antiseptik bir ağız çalkalama sıvısıdır. Genellikle cerrahi işlemlerden sonra veya diş eti tedavisi sırasında, hekim önerisiyle ve kısa süreyle kullanılır. Uzun süre kullanıldığında dişlerde kahverengi renklenme ve tat almada değişiklik yapabilir.

Kök kanalı

Kök kanalı, diş kökünün içinden boylu boyunca uzanan ve sinir ile damarları barındıran dar kanaldır. Kanallar kökün ucundaki çok küçük bir açıklıkla dişin çevresindeki dokulara bağlanır. Kanal sayısı ve şekli kişiden kişiye değişebilir; bazı kanallar ince, kıvrımlı veya dallanmış olabilir.

Köpek dişi

Köpek dişleri, kesici dişlerin hemen yanında yer alan sivri uçlu dişlerdir; yiyecekleri yırtmaya yarar. Her çenede iki tane, toplam 4 tanedir; halk arasında “göz dişi” olarak da bilinir. Üst köpek dişleri ağızdaki en uzun köklere sahiptir ve bazen gömülü kalabilir.

Kserostomi (ağız kuruluğu)

Kserostomi, tükürük miktarının azalmasına bağlı olarak ağızda sürekli kuruluk hissedilmesidir. Bazı ilaçlar, yaşla birlikte azalan tükürük, bazı genel hastalıklar ve baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi başlıca nedenlerdir. Tükürük dişleri koruduğu için ağız kuruluğunda çürük, ağız kokusu ve protez kullanımında zorluk görülebilir.

Küçük azı dişi

Küçük azı dişleri, köpek dişleri ile büyük azı dişleri arasında yer alan ve genellikle iki tümsekli olan dişlerdir. Kalıcı dişlenmede toplam 8 tanedir. Süt dişlenmesinde küçük azı dişi yoktur; bu dişler süt azı dişlerinin yerine çıkar.

M

Mezyodens

Mezyodens, üst iki orta kesici dişin arasında veya arkasında bulunan, normal sayının dışındaki fazla diştir. Kemik içinde gömülü kalabilir veya ağıza çıkabilir. Ön dişler arasında boşluğa ya da kalıcı kesici dişlerin geç çıkmasına yol açabilir ve çoğunlukla röntgende fark edilir.

Mine

Mine, dişin ağızda görünen kısmını kaplayan en dış tabakadır ve insan vücudundaki en sert dokudur. Büyük kısmı minerallerden oluşur ve canlı hücre içermediği için kaybedildiğinde kendini yenileyemez. Çürük, asitler, aşınma ve darbeler mineye zarar verebilir.

Mukosel

Mukosel, küçük tükürük bezlerinin kanalının hasar görmesiyle oluşan, genellikle alt dudağın iç yüzünde görülen, yumuşak ve mavimsi, su dolu kabarcıktır. Çoğunlukla dudağın ısırılması gibi küçük travmalardan sonra gelişir. Ağrısızdır; kendiliğinden sönüp tekrar oluşabilir ve sürüyorsa hekime gösterilmelidir.

O

Okluzyon

Okluzyon, ağız kapatıldığında alt ve üst dişlerin birbirine temas etme biçimidir; Türkçede “kapanış” olarak da adlandırılır. Dişlerin dengeli temas etmesi, çiğneme kuvvetinin dişlere ve çene eklemine düzgün dağılmasını sağlar. Yeni yapılan bir dolgu veya kaplamanın yüksek kalması okluzyonu bozabilir.

Ortodontik mum

Ortodontik mum, diş teli kullananlarda braketlerin veya tellerin dudak ve yanak iç yüzüne batmasını önlemek için kullanılan yumuşak ve şeffaf mumdur. Küçük bir parça parmaklar arasında yuvarlanır ve kuru braketin üzerine bastırılarak yapıştırılır. Yemekten önce çıkarılması önerilir.

Ö

Ölçü maddesi

Ölçü maddesi, ağzın birebir kopyasını almak için ölçü kaşığına konularak dişlerin üzerine yerleştirilen ve birkaç dakika içinde sertleşen macun kıvamındaki malzemedir. Alınan ölçüye alçı dökülerek model hazırlanır; protez, kaplama veya plak bu model üzerinde üretilir.

P

Pamukçuk (ağız mantarı)

Pamukçuk, Candida adlı mantarın ağızda aşırı çoğalmasıyla oluşan, silindiğinde altı kırmızı kalabilen beyaz plaklarla kendini gösteren enfeksiyondur. Bebeklerde, protez kullananlarda, uzun süre antibiyotik veya inhaler kortizon kullananlarda ve bağışıklığı zayıf kişilerde daha sık görülür. Tanı ve tedavi için hekime başvurulmalıdır.

Perikoronit

Perikoronit, yarı sürmüş bir dişin, en sık alt yirmi yaş dişinin, üzerini örten diş eti kapağının altında gelişen iltihaptır. Kapağın altına yiyecek ve bakteri birikmesi başlıca nedendir. Ağrı, şişlik, ağızda kötü tat, yutkunurken ve ağız açarken güçlük görülebilir; şikâyetler tekrarlıyorsa dişin durumu değerlendirilir.

Periodonsiyum

Periodonsiyum, dişi çene kemiğine bağlayan ve destekleyen dokuların tamamına verilen addır. Diş eti, kök yüzeyini kaplayan sement, dişi kemiğe bağlayan bağ dokusu lifleri (periodontal ligament) ve alveol kemiğinden oluşur. Bu dokular sayesinde diş, çiğneme sırasında çok hafif esneyebilir.

Pulpa

Pulpa, dişin en iç kısmında yer alan, sinir, damar ve bağ dokusundan oluşan yumuşak dokudur; halk arasında “diş siniri” olarak bilinir. Dişin sıcak-soğuk gibi uyarıları algılamasını sağlar ve diş boyunca yeni dentin yapımını sürdürür. Yaş ilerledikçe pulpanın bulunduğu boşluk küçülür.

Pulpa dokunun adıdır; pulpitis ise bu dokunun iltihaplanmasıdır.

Pulpitis

Pulpitis, dişin içindeki pulpa dokusunun iltihaplanmasıdır. Geri dönüşümlü pulpitiste uyaran ortadan kalkınca kısa sürede geçen bir hassasiyet olur ve neden giderildiğinde doku iyileşebilir. Geri dönüşümsüz pulpitiste ise doku kendini toparlayamaz; bu durumda dişin tedavi seçenekleri muayene ve röntgenle değerlendirilir.

R

Restorasyon

Restorasyon, dişin kaybettiği yapıyı, işlevi veya görünümü yeniden kazandırmak için yapılan uygulamaların genel adıdır. Dolgu, kaplama, köprü ve lamina birer restorasyondur. Restorasyonlar zamanla aşınabilir ve kontrollerde değerlendirilir.

Rubber dam (lastik örtü)

Rubber dam, tedavi edilen dişi ağzın geri kalanından ayırmak için dişin etrafına geçirilen ince lastik örtüdür. Tedavi alanını tükürük ve nemden korur, küçük aletlerin veya yıkama solüsyonlarının yutulmasını önler. Kanal tedavisi gibi işlemlerde kullanılır.

S

Sement

Sement, diş kökünün yüzeyini ince bir tabaka hâlinde kaplayan sert dokudur. Dişi çene kemiğine bağlayan bağ dokusu lifleri bu tabakaya tutunur. Diş eti çekildiğinde açığa çıkabilir; mine kadar sert olmadığı için çürüğe ve aşınmaya daha yatkındır.

Siyalolit (tükürük bezi taşı)

Siyalolit, tükürük bezlerinde veya kanallarında oluşan küçük taştır. En sık çene altındaki tükürük bezinde görülür. Tipik belirtisi, yemek sırasında tükürük salgısı arttığında çene altında ortaya çıkan şişlik ve ağrıdır. Tanı muayene ve görüntülemeyle konur.

T

Trismus

Trismus, ağzın normal genişlikte açılamamasıdır. Diş çekiminden sonra, yirmi yaş dişi iltihabında, çene eklemi sorunlarında veya çene kaslarının zorlanmasında görülebilir. Birkaç gün içinde geçmeyen, giderek artan veya ateşle birlikte olan ağız açma kısıtlılığında hekime başvurulmalıdır.

U

Uçuk (herpes labialis)

Uçuk, herpes simpleks virüsünün neden olduğu, genellikle dudak kenarında karıncalanmayla başlayıp küçük, sulu ve ağrılı kabarcıklarla ortaya çıkan enfeksiyondur. Bulaşıcıdır; stres, ateş, güneş ve yorgunluk gibi durumlarda tekrarlayabilir. Aktif uçuk varken planlı diş tedavilerinin ertelenmesi önerilebilir.

Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için diş hekiminize danışınız.

Son güncelleme: 30 Ekim 2026